Eskisi gitsin, yenisi gelsin mi? Eskisi kalsın, yenisi gelmesin mi?

Seçime 7 gün kaldı, 31 Mart Pazar sabahı sandık başına gidiyoruz.

Haftalardır aday adaylarının vaatlerini izledik-dinledik, pankartlarını el broşürlerini okuduk. Ardından, aday adaylığı yarışı bitince de geçtik adayları izlemeye-dinlemeye.

Yaklaşık 45-50 gündür de adayları takip ediyoruz.

Kimi aday, "Beni seçin, size maaş vereyim" dedi. Kimi aday ise elle tutulur bir vaat bulamadı.

Vaadinde maaş olmayanlar ise, "ÇALIŞACAĞIZ" dedi.

Neydi o çalışma?

Olması gereken...

Vatandaşın aklı gerçekten de çok karışık...

"Belediye seçimini bu kadar kafanızda büyütmeyin" diyenler de var,

"Trafik problemini kim çözerse oyum ona" diyenler de.

Kentsel dönüşümü bekleyenler de var, güzel bir kentte yaşamak isteyenler de.

"Seçilen yine kendi bildiğini okuyacak, sizi dinliyormuş gibi yapıp yüzünüze sahte bir gülücük atacak ve makamına geçip oturacak" diyenler, "Hep tanıdıklarına iş yaptırıyor" diyenler var.

Eskiden de bu böyle miydi?

Sokak sokak gezip çalışan başkanlar nerede?

Makam kapısını sökenler, vatandaşı cankulağıyla dinleyenler, projelerininin üstüne proje ekleyenler nerede?

Herkesin aklında sorular ve kuşkular var...

"Benim oğlum bina okur, döner bir daha okur" diyorlar.

Her seçim sonrası bu olmadı mı diyorlar.

Her belediye başkanı genelde böyle yapmadı mı diyorlar.

"İşi görülsün diye araya tanıdık buluyorlar" diyorlar.

Emmisinin tavla arkadaşı başkan olan da var, oğlu-kızı belediyede çalışanlar da.

İnşaatına ruhsat almak için hatır gönül para koyanlar da var, sıra bekleyenler de.

İş yerinin önüne masa koymak için meclis üyelerine takla atanlar da var, işgaliye ödeyenler de.

Koyduğu masayı kaldırmaya gelen zabıtalara kafa tutanlar da var, cezasını ödeyenler de.

Dilenciler, işportacılar, kaçak kat çıkanlar, süpürülmeyen sokaklar, toplanmayan çöpler, yollara dökülen pis sular, çatlayan asfalt, kırılan kaldırım taşları.

Renkli renkli tabelalar, düzensiz park ve bahçeler.

Bunları düzenlemek belediyenin esas işi değil mi?

Peki nasıl yürüyecek belediye işleri?

ÇÖZÜM? Orası çok basit...

Siz siz olun particilik yapmayın!..

Kendisine, samimiyetine ve liyakatına güvendiğiniz adaya yönelin.

Siz siz olun, yaşadığınız kenti kimin çiçek bahçesine çevireceğine inanıyorsanız,

kimin bu işi üstleneceğini düşünüyorsanız onu dinleyin.

Deprem yönetmeliğine uyacak, tüm memurlarıyla tıkır tıkır çalışacak, sosyal belediyeciliğiyle, genel hizmetleriyle, yalana, talana göz yummayacak ve elini vicdanına koyup ÇALMAYACAK, çaldırmayacak, rüşvete tenezzül dahi etmeyeceklere yönelin.

Siz siz olun, ATATÜRK' ün izinden gittiğini söyleyenlere değil,

'GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK' ÜN İZİNDEN GİDENLERE' yönelin...

Kafanızın içindeki soruları kendinize saklamayın, paylaşın...